Kişisel Gelişim Kitapları ve Kadınlar: Gerçekten Uygulanabilir mi?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların bireysel gelişimleri üzerine konuşmak önemli. Son yıllarda kişisel gelişim kitapları büyük ilgi görüyor. Ancak bu kitapların büyük çoğunluğu erkek yazarlar tarafından kaleme alınıyor ve genellikle bireysel hareket etme özgürlüğü olan insanlar için yazılıyor. Türkiye’de bir kadın olarak bu önerileri uygulamak, hele ki evli ve çocuklu bir anneyseniz ya da ailenizle yaşamak zorundaysanız, oldukça zor olabiliyor.

Bir anne için “Her sabah güne bir saat erken başlayın, kendinize zaman ayırın” önerisi ne kadar gerçekçi? Çocuğun uyku düzeni sürekli değişirken ya da sabah kahvaltı telaşı başlamışken bunu uygulamak neredeyse imkansız. Ya da ailesiyle yaşayan bir kadın için, “Özgürlüğünüzü kazanın, kendi kurallarınızı koyun” demek ne kadar uygulanabilir? Toplumsal normlar içinde bireysel kararlar almak ve bunları istikrarlı şekilde sürdürmek, Türkiye’de kadınlar için büyük bir mücadele gerektiriyor.

Kadınların yazdığı kişisel gelişim kitaplarına baktığımızda ise bunların daha çok özgüven, liderlik ve kariyer gelişimi üzerine yoğunlaştığını görüyoruz. Çünkü ataerkil bir düzende kadınlar, güçlü durarak, özgüven kazanarak ve liderlik yeteneklerini geliştirerek ancak belli bir noktaya gelebileceklerini biliyorlar. Bir kadının iş hayatında yükselmesi, toplumun onayladığı bir çerçevede kaldığı sürece mümkün olabiliyor. Bu yüzden kadın yazarlar, kişisel gelişim kitaplarında hayatta kalma ve güç kazanma yollarını anlatıyor.

Ancak işin en üzücü yanı, kadınların erkeklerin yazdığı kişisel gelişim kitaplarını okuyarak hayatlarında devrim yapabileceklerini sanmaları. Bu, aslında hep bir başlangıcı olan ama sonu olmayan bir girdap gibi. Çünkü bu kitaplar, bireysel özgürlüğü ve koşulsuz hareket alanını temel alıyor. Oysa bizim coğrafyamızda kadınların hayatı bundan çok daha farklı dinamiklere sahip.

Bu yüzden her kadın, kendi hayat dinamiğini göz önünde bulundurarak kendi yollarını bulmalı. Yeni bir yol açılacaksa, bunu bir kadın yapar. Çünkü kadınlar, yalnızca kendi gerçeklikleri üzerinden hareket ettiklerinde kalıcı bir değişim yaratabilirler. Unutmayalım: Yol yoksa, kadın onu açar!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Doğum Günü Meselesi

Kızıma Yazılar -1

Büyümek Üzerine