Zehir

Zehrimi içimde taşıyorum ne bir akrep gibi sokarım ne de bir yılan gibi ısırırım, kendime yaparım.
Dilim var güzel sözler söyleyen dudaklarım keza hep gülümseyen ... Zehrim var sizden olmayan ben de kalan içimde dolanan içimde kalan ve içimi parçalayan.  Hiç bir mr röntgen göremez... Çıkmaz sonuçlarımda bu davranışımın nedenleri bilinsinde istemem bilmek bilinmesi demek anlamak anlaşılmak demek degilki görmek demek acıyı yaşamak demek degilki sormak acıyı hafifletmiyorki zehrim öyleki yaşımla yaş alıyor yaşıma zehir katıyor. 

Zehirli olmak demek kanserli olmak demekle aynı içimde belki hücrelerimin savaştığı bir bağışıklık savaşları olmuyor ama beynimde karıncalar tepiniyor. Hissediyor en küçük karıncanın ayak seslerinin ağırlığı Tanrım nasıl bir zehir bu...

Başıma gelen güzel şeyler var evet şeyler yani adlarını tam olarak bir şey miydi? Tanimlayamıyorum evet ama güzel hislerdi hala etkisi yüreğimde anılarımda.

Son olarak Ömer Hayyam in geçmişte aklımda kalan  kadar bir dörtlüğü ile kapatacağım..

Hem sana el değdirmeğe elim varmaz, 
Hem sensiz aldığım nefes, nefes olmaz: 
Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz: 
Bir zehir zakkum ki tadına da doyulmaz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Doğum Günü Meselesi

Kızıma Yazılar -1

Büyümek Üzerine