Zayıflar İçinden Sıyrılan Güçlü Olmak
Hayatın insanı güçlü yapmak zorunda bırakması zayıfların içinde sıyrılmayı gerekmektedir. Yani zayıfları binevi ezmek gerekiyor. Burdaki ezmek terimi mecburiyetten... Yani bir karakter olarak , toplumda bir sıfat almak istiyorsak( olumlu anlamda güçlü kadın, iyi doktor v.b) zayıf karakterleri ezmemiz gerekiyor. Bu tıpkı doğada zayıf olan kedinin hasta olması ve bunu kedinin ölmesi ile sonuçlanması gibi.
İnsanlar için zayıflık bazen duygusallık, bazen merhamet, bazen sinirli olma durumu ve insan için olan her durum olabilir. Bu hisler ya da bu hislere bağlı eylemleri güçlü yöne evrilmesi zeka yönetimiyle olur. Bu zeka yönetimi olmayan ya da baskın olmayan kişilerde zayıftır. Öyleki zekaya sahip olan kişi değişmeyeceği için bu zayıflık kalıcıdır.
Genenik olarak güçlü olma ve sonradan güçlü olmak zorunda bırakılma seçenekleri bulunmaktadır. Bu seçenekleri zorunda olduğumuz için kabullenmekteyiz. Genetik olarak güçlü olmaya anne karnındaki ikiz bebekleri örnek verebiliriz. Bu bebeklerde çoğunlukla biri zayıf diğeri kiloludur. biri çekingen diğeri baskındır. Zorunluluk olarak güçlü olmak ise yaşantımız boyunca önümüze çıkan engellerden baş etme yönteminin sonucudur. Özellikle hayata başlandığı noktada kişinin doğduğu ailenin durumu sosyo-ekonomik durumu, eğitim seviyesi, bulunduğu çoğrafya bu noktata büyük önem taşımaktadır. Güçlü olmayı etkileyen faktörlerdir.
Sonuç olarak hayata tutunabilmek için güçlü olmalıyız. Karakter oluşturmak ve karakteri empoze etmek için güçlü durmalıyız. Hayat zayıf olan ve kalana hitap etmiyor. Hayat bize güçlü olma zehirini tattırmak için her zaman bir yol bulacaktır. Bu aileden birini kaybetmek olsun, iş yerinde emeğinin görülmemesi olsun, ekmeğinin peşinde koşmak olsun ama olsun . Hayat kısa ama yol uzun güçlü olmalı ve kalmalıyız.
Hoşçakalın Güçlü Kalın...

Yorumlar
Yorum Gönder